Yalancı Dil Seviyesi

Yalancı Dil Seviyesi

Yabancı dil seviyenizin ne olduğu konusunda bir fikriniz var mı? Türkiye'de yaşayan birçok kişinin fikri vardır ama bu fikir asla A1, B2 gibi harf ve rakamlarla kodlanmaz. Bunun yerine, bu topraklarda yetişmiş ilginç cümleler kullanılır. Bu cümlelerin bir çoğu bir seviye belirtmez ama en azından dillel olan ilişkimizin seviyesini net bir şekilde ortaya koyar.
İşte bu cümlelerden bazıları...


1- Anlıyorum ama konuşamıyorum

Listemize bir numaradan giriş yapan bu cümle Türk insanının büyük çoğunluğunun hayatında bir kez de olsa kurduğu cümlelerden bir tanesidir. Soru soran bir turistin söylediklerini anlayıp, karşılığında bir şey söyleyemeyen insanların yaşadığı dramla desteklendiğinde çok daha etkili bir hal alır. Ancak ne gariptir ki, bu cümle diğer dillerde kurulmaz. Sadece Türkiye'ye özgüdür. Çünkü dilin doğasında bütünleşik bir yapı vardır. Dil eğitiminin ilk aşamasında anlayıp konuşamamak normaldir. Ancak bir ömür boyu süren anlayıp koşumama durumu dilbilimcileri bile tedirgin eden bir özelliğe sahiptir. Aslında bu durumu en iyi özetleyen şey, yabancı dilde, "Do you speak English?" diye sorulan sorunun, Türkçe'de, "İngilizce biliyor musun?" şeklinde sorulmasıdır. Birinci soru, "Dil, konuşmak demektir!" mesajının verirken, ikinci cümle, "Grameri ezberlerim ama tek cümle kuramam" durumunu legal hale getirmektedir.

2- Liseden iyi bir temelim var ama paslandık işte!

Liseden iyi bir temeli olmayan yoktur Türkiye'de. Ama bu temelin sadece gramer bilgileriyle atıldığı gerçeği genelde göz ardı edilir. Ortaokul ve lise hayatı boyunca dilin yapısına ait kuralları ezberleyen insanlar, -s takısı, fiillerin ikinci hali gibi konularda ahkam keser. Ama "Dün Ankara'dan geldim," cümlesini İngilizce kurmak için uzun süre düşünür. Bu tür insanları iç sesi şöyledir; "Hım, geldim dediğine göre I ile başlayacağız. Dim eki var. Yani geçmişte kalmış bir olay. O zaman did yardımcı fiili gelecek. Ama olumlu cümle. O zaman did olmaz. Doğrudan fiilin ikinci hali gelir. Yani I came. Ankara'dan diyor. -den -dan eki neydi. From. O zaman cümle şöyle oluyor, "I came from Ankara." Tabi dört kelimeyi bir cümleye 4 dakika düşünme süresi ayıran bir insanın temeli sorgulanmalıdır. 


3- Biz lisede Fransızca gördük

Seviyesini açıklarken hiç evyallahı olmayan grup, bu gruptur. “İngilizceyle hiç işim olmaz” havasındadırlar ve “Biz Fransız ekolünden geliyoruz aslanım” tribine girerler.  Ama bir kısmı hariç, Fransızca konuşulması gereken bir ortam olduğunda ortamdan kaçarlar. Çünkü liseden sonra Fransızca ile hiç ilgilenilmemiştir ve cümle bir türlü çıkmaz. 

4- Gramerim çok iyi! Biraz kelime bilsem, var ya!

Grameri çok iyi olup, kelime eksiği yüzünden konuşamayan veya İngilizce bir şey üretemeyen insan sayısı gerçekten çoktur. Yani “Dün Amerika’dan gelen bakanların Çırağan sarayında yaşadıkları ve yaşattıkları sıkıntı, yetkililer tarafından Türkiye-Amerika ilişkilerini uzun vadede olumsuz yönde etkileyecek bir krizin başlangıcı olarak nitelendiriliyor,” cümlesinin tüm gramer yapısına hâkimdirler ama sadece kelime eksiği yüzünden bu cümleyi İngilizceye çeviremezler. Biraz ilginç bir durum ama gerçekten bazıları bu durumdadır. Bir arkadaşa denetmiştim. Kelimeleri Türkçe kullananarak buna benzer bir cümleyi İngilizce olarak kurmuştu. İlginç!

5- Derdimi anlatacak kadar biliyorum!

Bu cümleyi duyunca insanın aklına hemen Cem Yılmaz şakası geliyor;
A-    İngilizce biliyor musun?
B-    Derdimi anlatacak kadar.
A-    Derdin ne?
B-    İngilizce bilmiyorum. 
Bu diyaloğun üzerine yorum yapmak herhalde yanlış olur.

6- Konuşuyorum ama anlamıyorum

Çok sık görülen bir grup değildir ama nadir de olsa turistik bölgelerde rastlanır. Mesela turistlere kartpostal veya halı satmak için yanaşır, birkaç dilde akıcı bir şekilde istediği şeyleri söyler. Eğer turist elini cebine atıp satın alırsa problem yok. Ama bir şeyler sorarsa “Konuşuyorum ama anlamıyorum” durumu devreye girer.

7- Sular seller gibi konuşuyorum

Türkiye’deki birçok insanın gelmek istediği noktadır. Artık her türlü akademik seviyenin üzerine çıkılmış, İngilizce ile ilgili her türlü mesele bitmiştir. Buradaki su benzetmesi, dilin akıcılığını anlatmakta, sel olayı da olayın nirvanaya ulaştığını göstermektedir. İnşallah hepiniz kısa zamanda bu cümleyi kuracak kıvama gelebilirsiniz. 

Makaleyi Paylaş:
Anlıyorum Ama Konuşamıyorum, e-Beveyn Olmak, Şimdi Gözlerini Açabilirsin kitaplarının yazarı.

Bunları Gördüğüz mü?

Yorumlar