Öğrenmek ve Edinmek

Öğrenmek ve Edinmek

Matematik öğrenmekle, dil öğrenmek arasında yöntem açısından farklılıklar vardır. Matematik formüllerden ibarettir. Ama yabancı dil öğrenirken sadece formüllere takılıp kalırsak, dilin amacının iletişim olduğunu unutursak sonuç hüsran olur.

Modern dünyada yabancı dil öğrenmeye çalışıp da öğrenemeyen insanlar öylesine büyük hayal kırıklıkları yaşıyorlar ki, dil öğrenme kabiliyetlerini kaybettiklerini düşünüyorlar. Yani gramer kurallarını matematik veya fizik öğrenir gibi çok bilinçli bir şekilde uzun süre didikleyip, arkasından bol bol alıştırma yaparak bilinçaltına yerleştirmeye çalışıyorlar. Ve ne yazık ki birçok kişi yabancı dil öğrenmek için tek geçerli yöntemin bu olduğunu sanıyorlar.

Ne demek bu öğrenmek ve edinmek?

Bir insan yabancı dil öğrenirken farkında olmadan iki yoldan birisini tercih eder. Edinme ve öğrenme. Öğrenme kavramını zaten biliyoruz. Okullarda kullanılan ve bilinçli olarak işleyen bir süreçtir. Burada hedef gramer kurallarının bilinçli bir şekilde zihne yerleştirilerek ve bol miktarda alıştırma yaparak dil kullanım kabiliyetinin otomatik bir hale gelmesidir.

Türkiye’de okullarda genelde hoca önce tahtaya bir başlık atar, arkasından o gramer kuralının formülünü yazar, biraz Türkçe anlatır, arkasından da alıştırma yaptırır. Peki, bu anlatım tarzının diğer derslerden, mesela Matematik dersinden farkı var mıdır? Kesinlikle yok. Matematik öğretmeni de bir konuyu anlatır, deftere yazdırır ve arkasından alıştırma yaptırır.

Bu şekilde konuşabilmen bilimsel olarak imkansız!

İnsanlar niçin İngilizce konuşamıyor biliyor musun? Çünkü edinmek ve öğrenmek arasındaki farkı çoğu insan bilmiyor. Ve gramer çalışıp, sonunda konuşmayı bekliyorlar. Yani bilimsel olarak imkânsız bir şeyi umuyorlar. Çünkü bilinçli olarak öğrenilen gramer kuralları ancak yavaş ve suni bir ortamda konuşurken işe yarar.

Yani öğretmen iki çocuğu tahtaya çıkarır ve “Haydi bakalım! Geniş zamanla birbirinize sorular sorun,” der. Çocuklar da düşüne düşüne birbirlerine sorular sorar ve cevap verirler. Bu arada s takısını, do does yardımcı fiillerini, olumsuzluk eklerini bilinçli bir şekilde akıllarına getirip oradan cümlelere aktarırlar ve ortaya çıkan konuşmanın aslında bir konuşma değil de bir talim olduğunun kimse anlamaz. Çünkü konuşmak demek düşünmeden, doğal bir şekilde yapılan aktiviteye denir.

Bu tür öğrenme sınavlarda düşüne düşüne boşlukları doldururken işe yarayabilir. Ama akıcı ve doğal dil kullanımı sırasında bu bilgiler birden uçar gider. Eğer dili edinmemişsen, konuşmanın arasında oluşacak o rahatsız edici boşlukları hayatta dolduramazsın. 

Makaleyi Paylaş:
Anlıyorum Ama Konuşamıyorum, e-Beveyn Olmak, Şimdi Gözlerini Açabilirsin kitaplarının yazarı.

Bunları Gördüğüz mü?

Yorumlar