Mum Işığında Romantik İngilizce

Mum Işığında Romantik İngilizce

Romantik filmlerin sevgi ve arkadaşlığı öğretmek dışında, İngilizce öğrenenler için eşsiz bir araç olduğunu biliyor muydunuz? Muhtemelen birçoğunuz bilmiyordunuz. 

Bütün film türleri gibi romantik filmlerin de iyileri ve kötüleri var. Bu yüzden sizin için 11 tane klasik filmi (ki bu filmlerin yaşları 14’ten 66’ya kadar çıkıyor) listeye ekledim ki kötülerini izlemeyin. 

Neden klasik romantiklerle öğreniyoruz İngilizceyi? Kurtlar Vadisi Irak filminde de İngilizce diyaloglar var.

Romantik filmleri seçmemizin sebebi, temelde iletişime odaklıdırlar. Dolayısıyla bu tür filmlerle diyaloga dayalı İngilizceyi duyar, duydukça bir şeyler öğrenirsiniz. Ayrıca bu filmler yakın arkadaşınızla, sevdiğiniz ya da sevmediğiniz insanlarla nasıl konuşmanız gerektiği konusunda da eğiticilerdir. 

Bir de filmler eski olduğundan bazı bilmediğiniz kelimelere rastlayabilirsiniz (Biz de yok mu canım? Binaenaleyh diye dillere pelesenk olmuş bir kelimemiz var. Bunun gibi kelimeler yani). Eğer öyle bir kelime görürseniz, hemen not alın ve sonrasında öğretmeninize veya İngilizce’yi anadil olarak konuşan bir arkadaşınız varsa anlamını sorun. 

Bu genre (filmin türü demektir, “cenre” diye okunmaz, “janra” diye okunur!) İngilizce’yi diğer film türlerinden birazcık daha farklı bir şekilde kullanır. Mesela, aksiyon filmlerine bakarsanız dil çok da önemli değildir. Daha çok ekranda olup biten önemlidir. Cehennem Melekleri filminde 1 dakikadan uzun diyalog nadirdir örneğin.

Ama romantik filmlerde olay başkadır. Burada diyaloglar daha önemlidir. 

Eski filmleri seçmemin sebebi de günümüzün romantik filmleri olan rom com ların (romantik komedinin kısaltılmışı) chick flick hale gelmesidir. (yani hedef kitle olarak kadınları seçmesi) Bu filmler daha çok kadınları eğlendirmek için çekiliyor. Ama klasik romantikler chick flick gibi değil. Kullandığı tema da, hikaye de evrenseldir.

Ee, nasıl öğreneceğiz?

Karakterlere değil dile odaklanın

Kimisi bu romantik filmleri izlerken karaktere aşık olabilir ama biz dil öğrenmek için izlediğimizden ötürü karakterin kişiliğinden veya tipinden çok kullandığı kelimelere, yapılara, sözcük gruplarına dikkat edeceğiz.

İngilizce altyazılı izleyin 

Filmi izlerken İngilizce altyazılı izleyin. Böylece kaçırdığınız kelime olmaz. Altyazı hızlı geçti diyelim, hemen birkaç saniye geri sarın ve o altyazıda pause butonuna tıklayıp durdurun ve okuyup anladıktan sonra devam edin. 

Yanınızda kağıt kalem olsun 

Bunun da sebebi bilmediğiniz bir kelime olursa filminizi fazla bölmeden hızlıca not alıp filmden sonra anlamına bakma fırsatı oluşturmak. Hem bir yerde kesmeniz, ya da belli bir yeri daha sonra izlemek isterseniz, saniyeyi dakikayı da not alabilirsiniz. Ama film keyfini bozmak istemiyorum derseniz, bir şey yazmasanız da olur. Yani olayı tam bir ders moduna da sokmayın. 

İkili diyaloglara kulak kesilin 

Bu romantik filmler genelde mutlu veya mutsuz sonla biter. Yani karakterlerin birbiriyle arası zaman geçtikçe değişir. İşte bu tam da bizim aradığımız şey. Bu değişim, İngilizceyi hangi durumda nasıl konuşmanız gerektiğini öğrenmeniz için büyük fırsat.

Beden diline de kulak verin 

İngilizce; kelimelerden, gramerden ve diğer dilsel öğelerden ibaret değildir. Bunun yanında her dilin olduğu gibi bir beden dili de var. Beden dilleri evrensel de olabilir kendi içinde değişkenlik de gösterebilir, yani kültürden kültüre değişebilir. Amerikalılar kafasını sağa sola çevirerek yok demek istersek, biz aynı hareketi başımıza kaldırarak yaparız mesela. Bunun için oyuncular konuşurken vurguladığı yerlerde bedeniyle ne yapıyor onu da incelemek gerekir. Uzun lafın kısası beden dilini öğrenerek konuşulan İngilizcenizi de pekiştirin.

Senaryoyu okuyun

Evet! Yanlış okumadınız. Bazı filmlerin Script-O-Rama ve Simply Scripts gibi sitelerde senaryoları ücretsiz bir şekilde mevcut. Bu senaryoları edinerek filmde anlamadığınız bir yer olursa, bir de yazılı haline bakarak daha net anlamanız mümkün. Hatta filmi izledikten sonra gaza gelip senaryoyu takip ederek bir arkadaşınızla o filmi tekrar canlandırmanız bile mümkün. 

İncelemeleri okuyun

Filmi izledikten sonra incelemeleri de okuyabilirsiniz. İncelemeler derken film hakkında başkalarının yazdığı yorumları kastediyorum. Rotten Tomatoes ve IMDB bunun için biçilmiş kaftan. Bu incelemelerle ilgili bir diğer güzel haberim ise, kendiniz bile bir inceleme yazabilirsiniz. Bu sayede okuma yeteneğinizi geliştirirken, yazma becerinizi de geliştirmiş olursunuz. 

İngilizce öğrenenler için 11 Romantik film önerisi

1. “Casablanca” (1942)
Özet: Bu film eski ama meşhur bir filmdir. İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı zamanlarda, Fas’ta geçer. Amerikan bir işletmenin sahibi, zor bir karar vermek zorundadır. Ya eski sevgilisinin kocasıyla Almanlardan kaçmasına yardım edecek, bekleyip hiçbir şey yapmayacaktır. 

2. “His Girl Friday” (1940)
Gazete editörü eski karısının nişanlandığını öğrendikten sonra, onu geri almaya çalışır. Adamımız, eski karısının da muhabir olduğu için yeni nişanlısıyla sıkıcı bir hayat yaşadığını düşünür. Bu da ona son bir hikaye yazmak demektir… masum olma ihtimali olan bir katil.

3. “Breakfast at Tiffany’s” (1961)
Holly Golightly hızlı bir sosyetedir. Hayatı apartmanına yeni taşınan yazardan oldukça farklıdır. Peki, farklı hayat tarzları bir aşkın önüne geçer mi dersiniz?

4. “Harold and Maude” (1971)
Her romantik film aşk ve çekicilikle ilgili değildir. Ölüme kafayı takmış 20 yaşında bir erkekle yaşamayı seven 80 yaşında bir kadın yakınlaşmaya başlar ve beraber hayatın anlamını öğrenmeye çalışırlar. “Harold and Maude” bir ruh ikizinin hikayesini anlatır ve gerçek sevginin yaşa veya görünüşe bakmadığını gösterir bize.

5. “Letters From an Unknown Woman” (1948)
Lisa, Stefan’ı seviyordur, gizlice onun çocuğunu doğurur ve onun için kocasını terk etmeyi planlar. Ama Stefan, Lisa’nın varlığından bile haberdar değildir. Birkaç kez görmesine rağmen, her seferinde kim olduğunu hatırlamaz. Bir mektup, her şeyi değiştirir ve adamın hayatının neden tehlikede olduğunu açıklar. 

6. “Annie Hall” (1977)
Her ilişki inişli çıkışlıdır ve bu film Annie Hall isimli bir şarkıcının ilişkisini kendi bakış açısından anlatır. 

7. “Sleepless in Seattle” (1993)
İlk görüşte aşkı hepiniz duymuşsunuzdur. Peki ya ilk kelimede aşk? Baltimore’da nişanlı bir muhabir kadın, daha önce hiç görmediği Seattle’lı bir radyo programcısı adama aşık olur. Şansını demek için de radyocuya sevgililer gününde New York’ta buluşmak için mektup yazar. 

8. “When Harry Met Sally” (1989)
Harry ve Slly uzun süredir arkadaşlardır ama bir soru her şeyi değiştirebilir: bir kadın ve bir erkek cinsel bir şeyler düşünmeden beraber olabilirler mi? Çiftimiz bunları içinde tutar ama kimi seveceğimizi biz seçemeyiz.

9. “Lost in Translation” (2003)
Bir dilden başka bir dile tercüme yaparken bazen gerçek anlam çevirinin içinde kaybolur. Çok farklı iki İngiliz Tokyo’da tanışırlar yaşlarını umursamadan bir bağlantı oluştururlar. Filmin adı da Japon ve İngiliz kültürünün ve yaşlı ve gençlerin faklarından esinlenilmiş. 

10. "The Notebook” (2004)
Huzurevinde yaşlı bir adam, yaşlı bir kadına hikaye okur. Hikaye genç bir çiftin para yüzünden nasıl birbirinden ayrılmak zorunda kaldıklarını, hayatlarına nasıl devam ettiklerini ve sonra tekrar nasıl bir araya geldikleriyle ilgilidir. Hikayenin başındaki aşkları onları tekrar bir araya getirecek mi, yoksa ayrı hayatlarına devam mı edecekler? İzleyip görün.

11. “Ghost” (2008)
Sam ve Molly birbirine ölümüne sevdalılar. Ölümüne derken ciddiydim, bu sevda Sam’in ölümünden sonra da devam ediyor. Sam öldürüldükten sonra hayalete dönüşüyor ve bir medyumun da yardımıyla Molly’yi onu öldürenlerden korumak için her şeyi yapıyor. 

 

Makaleyi Paylaş:

Bunları Gördüğüz mü?

Yorumlar