Hafıza Teknikleriyle İngilizce Öğrenilir mi?

Hafıza Teknikleriyle İngilizce Öğrenilir mi?

Hafıza tekniklerini kullanarak İngilizce öğrenilebileceğini iddia edenler var.

Hafıza teknikleri hayatın bütün alanlarında işe yarar. Ama sadece bu yöntemi kullanarak bir dili öğrenebileceğini düşünürsen yazık!

Ben de yıllar önce fotografik hafıza tekniklerini öğreten bir kursa gitmiştim. Her rakamı bir sembolle eşleştirip şov amaçlı bir şeyler yaptılar. Birden yirmiye kadar kelimeleri aklımda tutmaya falan başlamıştım. Veya kelimeleri birbiriyle ilişkilendirerek aklında tutmaya çalışıyorsun.

Haydi, bu tekniği birkaç İngilizce kelimeye uyguladın. Peki, binlerce kelimeyi böyle bir yöntemle öğrenebilir misin?

İmkânsız.

İri Ted

Mesela irritate kelimesi için yazılan bir senaryo hatırlıyorum. Irritate sinirlendirmek demek. Bu kelimeyi aklında tutmak için şöyle bir şey hayal ediyorsun. Bir diskonun kapısında güvenlik görevlisi için çalışan iriyarı bir adam var. İsmi de İri Ted. Gelen giden herkese çok kaba davranıp sinir eden bir adam…

Bu hikâyeyi zihninde canlandırınca irritate kelimesini daha kolay hatırlıyorsun. Ama her kelime için böyle bir hikâye bulmaya kalksan zaten çok zeki bir adamsın demektir. Onunla uğraşacağına dil öğrenirsin. Eğer başkaları senin yerine her kelimeye bir hikâye yazarsa o da ayrı sakat. Çünkü bir kelime için onlarca kelimelik hikâyeyi aklına sokmaya çalışıyorsun. Kaş yapayım derken göz çıkarıyorsun yani.

Tony Buzan kaç dil biliyor acaba?

Tony Buzan mesela dünya hafıza şampiyonu. Acaba kaç dil biliyor Tony Buzan? Aslında bu yöntemin işe yarayıp yaramadığını öğrenmek için çok basit bir yöntem var. Birkaç dil konuşabilen insanları bir şekilde bulup hepsine bir anket uygulayacaksın. Eğer bu insanların yüzde onu bile hafıza tekniklerini kullanarak dil öğrenmişse o zaman ben de tükürdüğümü yalarım. Ama inan böyle bir araştırma yapılsa bir tanesi bile böyle bir yöntemi kullanmamıştır.

Bir seminer veriyorsun birkaç tane seçme kelimeyi bu şekilde hikâyelerle anlatıyorsun. Seminere katılan adam bir hafta sonra bir bakıyor, bütün kelimeler aklında. Hemen koşup hangi ürünü satıyorlarsa onu alıyor. Otuz kelimeden sonra bir işe yaramadığını anlayıp bırakıyor ama önemli değil. Sonuçta satış gerçekleşti. İngilizceyi iyi bir seviyede konuşabilmek için en az on bin tane kelimeyi bilmen lazım.

Düşünsene on bin kelime için on bin tane hikâyeyi aklına sokmaya çalıştığını. Artık İngilizceyi falan unutur farklı bir dünyaya dalarsın. Daha doğrusu kafayı yersin.

Ya da kariyerine senarist olarak devam edersin.

 

Makaleyi Paylaş:
Anlıyorum Ama Konuşamıyorum, e-Beveyn Olmak, Şimdi Gözlerini Açabilirsin kitaplarının yazarı.

Bunları Gördüğüz mü?

Yorumlar