5 Günde İngilizce Öğrenilir mi?

5 Günde İngilizce Öğrenilir mi?

Beş günde İngilizce falan öğrenilmez. Sen de biliyorsun bunu. Biraz aklı olan her insan da aksini düşünmez zaten.

Türkiye’de bir grup insan var. Oturup insanlara ne satabiliriz diye düşünüyorlar. Yaptıkları beyin melteminde hep aynı şeyler çıkıyor. Kellik, şişmanlık, iktidarsızlık, İngilizce…

Radyo dinliyorsan fark etmişsindir. “Evvet sayın dinleyiciler, kampanyamız başlıyor. Beş dakika içinde ilk arayan yetmiş kişiye piyasada bilmem kaç lira olan ürünümüzü sadece bilmem kaç liraya vereceğiz!” diye çığırtkanlık yapan pazar satıcıları dolu kanallar.

Bir haftada saç çıkaran şampuanlar, üç günde beş kilo verdiren garip meyveler, gençliğe geri dönmenizi sağlayan iksirler falan filan. Hepsi kocaman yalan ama insanlar bir ümit sarılıyor bunlara. Bir ara da altın çilekle kandırdılar milleti. Bir rüzgâr esti, milletimiz altın çileğe boğuldu, birileri de parayı acayip götürdü. Sonra sağlık bakanlığı yasaklayınca milletin aklı başına geldi ama çok geç.

Her ülkede bol miktarda kel, şişman, iktidarsız ve İngilizce konuşamayan insan var. Ama sadece maalesef bizim ülkemizde bu kadar sömürülüyor bu insanlar. Saflık mı desek, aptallık mı desek karar veremiyorum. Bir insan bir haftada içinde kellikten kurtulabileceğine nasıl inanır, aklım almıyor.

Beş günde üçgen vücut yapabiliyor musun?

Sen beş günde vücut yapabilir misin? Hayır elbette. Beş günde iyi bir vücut için hangi hareketleri yapacağını bile öğrenemezsin. Normal düzeyde zekaya sahip bir insan zaten böyle düşünür. Ama reklamların nasıl bir etkisi varsa birçok insan inanıyor. İnsanları aptal yerine koymaları canımı çok sıkıyor. Çünkü avaz avaz İngilizce öğrenmekten bahsediyorlar, birkaç cümle veya kalıp öğrenmekten değil.

Bu hesaba göre ben aptalım, iki sene üniversite imtihanına çalıştım, dört yıl üniversitede İngilizce çalıştım ve hala İngilizce öğrenmeye devam ediyorum. Beş günde İngilizce öğrenilebiliyorsa, beş ayda bir insanın dil profesörü olması lazım.

Uykuda öğrenmek en iyisi galiba!

Beş günde İngilizce öğrenme konusu saçmalıklar zincirinin sadece bir halkası. Daha neler var neler. Hipnozla öğrenme, uykuda öğrenme, hafıza teknikleriyle öğrenme vs. Bir tek İngilizce hapı kaldı geriye. Tok karnına bir tane yutuyorsun, iki saat içinde bütün yapılar oturuyor. İkinci hapta kelimeler halloluyor.

Gelelim tekrar beş gün olayına. Dünyanın en zeki insanı beş gün boyunca dünyanın en iyi öğretmenleriyle birlikte hiç uyumadan, yemeden içmeden İngilizce öğrenirse ne duruma gelir ona bakalım.

Bir turistin karşısına geçtiğinde adını söyler, işini söyler, halini hatırını sorar. Şuna benziyor. Beş gün İngilizce kampına katıldın ve büyük bir güvenle çıktın. Yurtdışına gittin. Havaalanında metro için bilet alacaksın. Kalıplar aklında... Yaklaştın gişeye “Bir tane metro bileti alabilir miyim?” diye sordun. Kamptaki programa göre biletçinin hemen bileti çıkarıp vermesi ve ücreti söylemesi gerekiyor. Ama gerçekte işler öyle yürümüyor. Biletçi de tuttu sana “Bir günlük mü, haftalık mı?” diye sordu. Haydi, onu da anladın cevap verdin. Arkasından “Ama bu hafta Piccadily hattında çalışma var, o yüzden bu hat çalışmıyor,” dedi. Haydi, buyur buradan yak. Ne olacak şimdi?

Uyuyarak doktor olan var mı?

Uykuda öğrenme fikri de birçok insana çok hoş geliyor. Ama böyle bir şey mümkün olsa üniversitelere gerek kalmaz. Doldur tıp bilgilerini bir CD’ye, yat uyu. Birkaç sene sonra doktor olur çıkarsın. Çünkü bu yöntemin işe yaradığını savunanlar uykuda CD dinleyerek İngilizce öğrenilebileceğine inandırmaya çalışıyorlar insanları. Ben de diyorum ki, bırakın İngilizceyi. Bir paragraflık basit bir metin doldurun CD’ye ve aylarca uykuda bunu dinleyin. Bakalım o paragrafla ilgili ne öğreneceksiniz. Ama uykudan kastedilen şey yatağa uzanıp bir şeyler dinlemekse onu biz zaten savunuyoruz. Ama yarı ölü olma durumu olarak tarif edilen uykuda bilinçaltını aktif hale getirip somut bir şeyler öğrenmekten bahsediyorlarsa, saçmalıyorlar.

Makaleyi Paylaş:
Anlıyorum Ama Konuşamıyorum, e-Beveyn Olmak, Şimdi Gözlerini Açabilirsin kitaplarının yazarı.

Bunları Gördüğüz mü?

Yorumlar